
Kira sözleşmesi “Kiraya verenin, bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” cümlesi ile tanımlamaktadır. Günümüzde kira sözleşmeleri kiraya veren ve kiracı arasında maktu sözleşmelerin doldurulması üzerine yapılmaktadır. Ancak kiraya veren ya da kiracı tarafından bir sıkıntı ile karşılaşıldığı zaman bu maktu sözleşmelerin tarafları koruyamadığı ortaya çıkmaktadır. Bu yüzden kira sözleşmelerinin bir avukat aracılığıyla yapılması her iki tarafın da haklarının korunması için önemlidir. Bizim üzerinde duracağımız kısım kiracının, kira ücretini ödememesi halinde kiraya verenin ne tür hakları olduğu noktasıdır. Kiraya verenin TBK ve İİK ayrımında iki farklı yol haritası ortaya çıkacaktır.
1-Sulh Hukuk Mahkemesinde Açılan Tahliye Davası:
Bu durum TBK’da ele alınmıştır. Türk Borçlar Kanunu’nun 352.maddesine göre “Kiracı, bir yıldan kısa süreli kira sözleşmelerinde kira süresi içinde; bir yıl ve daha uzun süreli kira sözleşmelerinde ise bir kira yılı veya bir kira yılını aşan süre içinde kira bedelini ödemediği için kendisine yazılı olarak iki haklı ihtarda bulunulmasına sebep olmuşsa kiraya veren, kira süresinin ve bir yıldan uzun süreli kiralarda ihtarların yapıldığı kira yılının bitiminden
başlayarak bir ay içinde, dava yoluyla kira sözleşmesini sona erdirebilir.“
Bu maddeye göre kiraya veren bir kira dönemini kapsayan 1 yıllık sürede kirasını ödemeyen kiracıya 2 defa -kirasını ödemesi adına- ihtar çekmek zorundadır. Bu ihtarın noter aracılığıyla çekilmesinin bir zorunluluğu bulunmamakla birlikte ileride kiracı tarafından gelebilecek her türlü itiraza karşı noter aracılığının kullanılmasını tavsiye etmekteyiz. Bu Kira sözleşmesinin bitiminden itibaren 1 ay içinde sulh hukuk mahkemesinde tahliye davası açılabilecektir.
2-İcra Hukuk Mahkemesinde Açılan Tahliye Davası:
Eğer kiraya veren, kiracının tahliyesini istemiyor, sadece ödenmeyen kiraların tahsilini talep ediyorsa, kiracıya karşı genel haciz yolu ile icra takibi başlatabilir. Genel haciz yolu ile icra takibinde sadece ödenmeyen kiralar faizleri ile birlikte talep edilebilecektir.
Eğer kiraya veren, ödenmeyen kira parasının tahsili ile birlikte kiracıyı da tahliye etmek istiyorsa “İlamsız tahliye takibi” yapmalıdır. İİK m.269’a göre kısaca kiraya veren, kiranın ödenmesini ve kiracının tahliyesini ister, kiracı kirayı ödemezse kiraya veren icra hukuk mahkemesinde tahliye davası açabilecektir.
Öncelikle kiraya veren tarafında tahliye talepli icra takibi başlatılır, ödeme emrinde borçluya 7 gün içerisinde itiraz edebileceği ve 30 gün içerisinde ödeme yapılması gerektiği ihtar edilir.
Kiracı süresinde itiraz etmez ve 30 gün içerisinde de ödeme yapmaz ise kira alacağı kesinleşir ve kiraya veren, kiracının taşınmazdan tahliyesini icra hukuk mahkemeleri aracılığı ile isteyebilir.
Borçlunun yani kiracının ödeme emrine 7 günlük itiraz süresinde aslında kira sözleşmesinin var olmadığına ya da eksik olduğuna ya da borcu olmadığına göre çeşitli sebeplerle itiraz edebilecektir. Kiracının itiraz konusuna göre farklı prosedürler işlenecektir.
Yukarıda da değindiğimiz gibi ev sahibi olarak kiracınız eğer kirayı ödemediyse konutunuzu boşaltmasını (tahliyesini) istiyorsanız yapmanız gereken Sivas Adliyesinde; Sivas İcra Hukuk Mahkemesi ya da Sivas Sulh Hukuk Mahkemesine tahliye davası açmaktır. Bu işlemlerin bir avukat tarafından yürütülmesi ve sonuçlandırılmasını isterseniz bizlere bizlere ulaşabilirsiniz.





